Sepetim
Gizlilik ve Çerez Politikamız 🍪
Rivasol ® olarak, Sitemizde çerezleri kullanarak kullanıcı deneyimini geliştiriyoruz. Devam ederek çerez kullanımını kabul etmiş olursunuz. Detaylı bilgi için tıklayınız...

Sonbaharda Yeşillik Ne Zaman Ekilir? Ispanak Marul Roka Rehberi

30 Eki Sonbaharda Yeşillik Ne Zaman Ekilir? Ispanak Marul Roka Rehberi
Yazar Rivasol 0 Yorum (lar) 15 Görüntülenme (ler) Solucan Gübresi Hakkında Sorular

Ispanak, Marul ve Roka Ne Zaman Ekilir? Eylül-Ekim Takvimi

Ispanak eylül sonu ile ekim ortası arasında, marul eylül başından ekim ortasına kadar, roka ise ekim sonuna kadar ekilebilir. Üçü de serin mevsim sebzesidir ve toprak sıcaklığı 10°C'nin altına düşmeden ekilirse kışa güçlü girer. Gecikme her hafta çimlenme oranını düşürür, bu yüzden takvim tesadüfe bırakılamaz.

Bu rehberde üç bitkinin son ekim tarihini, bölgeye göre farkını, doğru ekim tekniğini, kesip-tekrar-büyüt yöntemini ve solucan gübresiyle verim farkını rakamlarla anlatıyoruz. Balkonda saksıda yetiştirenler için de pratik ölçüler var.

Sonbahar ekimi, ilkbahar ekimine göre birçok açıdan daha kolaydır. Zararlı böcek popülasyonu düşer, sıcaklık kademeli olarak düşer (ilkbaharda ise kademeli olarak yükselir ve bitkiyi erken saplanmaya zorlar), ve ıspanak gibi soğuğa dayanıklı türler dondan sonra tat olarak da avantaj kazanır. Bu üç bitkiyi doğru zamanda ekmek, ekstra çaba değil sadece doğru takvim bilgisi gerektirir.

Öne çıkanlar

Ispanak için en güvenli ekim penceresi eylülün ikinci yarısı; ekimden yaklaşık 1-2 hafta gecikme çimlenme oranını belirgin biçimde düşürebilir.

Roka en hızlı çıkan yaprak sebzedir: optimum 20-25°C'de 30-40 gün içinde hasat olgunluğuna ulaşır (Antalya İl Tarım Müdürlüğü ders notları).

Kesip-tekrar-büyüt tekniğiyle tek ekimden 2-3 hasat alınabilir; her kesimden sonra bitkinin azot ihtiyacı artar.

Ispanak dondan sonra tatlanır çünkü hücrelerinde soğuk aklimasyonuyla artan şeker biriktirir; marul ise tam tersine sıcakta acılaşır.


Eylül-Ekim penceresi neden kaçırılmamalı? Yaprak sebzecinin ekim zamanı

Eylül-ekim penceresi kaçırılmamalı çünkü ıspanak, marul ve roka tohumu çimlenmek için 10-25°C arası toprak sıcaklığına ihtiyaç duyar ve bu aralık kışa doğru hızla daralır. Her hafta gecikme, çimlenme oranını ve bitkinin dona girmeden kök atma süresini düşürür.

Kısalan günler neden her hafta geç kalma riskini artırır?

Kısalan gün ışığı her hafta geç kalma riskini artırır çünkü fotosentez süresi kısaldıkça bitkinin kök gelişimine ayırdığı enerji de azalır. Eylül ortasından itibaren Türkiye'nin çoğu bölgesinde gün uzunluğu günde 2-3 dakika kısalır, bu kümülatif olarak ekim sonuna kadar yaklaşık 1,5 saatlik bir ışık kaybına dönüşür.

Yaprak sebzelerde tohum çimlendikten sonraki ilk 3-4 hafta kritik dönemdir. Bu sürede bitki hem gövde üstü yaprak dokusu hem de dona dayanıklılık için gerekli kök sistemini eş zamanlı oluşturur. Gün ışığı azaldıkça bitkinin bu iki göreve ayırdığı enerji bütçesi daralır ve kök gelişimi genelde yaprak gelişiminin gerisinde kalır.

❝ Fotoperiyot mekanizması: Kısalan gün, bitkinin dahili saatini "büyüme sezonu bitiyor" sinyaline çevirir; bu sinyal kök uzamasını hızlandırır ama toprak sıcaklığı yeterince yüksek değilse bu tepki devreye giremez. Saha gözlemlerinde geç ekilen ıspanak fidelerinin kök boğazı çapının, zamanında ekilenlere göre kışa girişte daha ince kaldığı görülür.

Pratikte bu, ekimi "sıcaklık düşerken bitirmek" değil, "sıcaklık henüz yeterliyken bitirmek" anlamına gelir. Bir hafta gecikme sorun olmayabilir; üç hafta gecikme genellikle çimlenme oranında gözle görülür bir düşüş yaratır.

Bu riskin büyüklüğü bitkiden bitkiye değişir. Roka en hassas olanıdır çünkü çimlenme penceresi zaten dar; bir hafta gecikme, kasım ortasındaki hasadı tamamen kaçırma riskine dönüşebilir. Ispanak ise en toleranslı bitkidir, düşük sıcaklıkta da yavaş yavaş çimlenmeye devam eder, bu yüzden takvimin "esnek ucunda" konumlanır. Marul ikisinin ortasında yer alır: sıcaklık düşerken çimlenme süresi uzar ama tamamen durmaz.

Saha uygulamalarında sıkça karşılaşılan bir durum, aynı bahçede üç bitkinin aynı gün ekilmesidir. Bu, aslında yanlış bir yaklaşımdır çünkü her bitkinin optimum penceresi farklı tarihte kapanır. Doğru sıralama şudur: önce marul, sonra ıspanak, en son roka ekilmelidir; böylece her biri kendi optimum aralığına en yakın tarihte toprağa girer ve gecikme riski üç bitkiye eşit dağılmış olur.

Bölge farkı da bu riski büyütür veya küçültür. Kıyı bölgelerinde bir haftalık gecikme genelde tolere edilebilirken, İç Anadolu'da aynı gecikme ilk sert donla çakışabilir ve fideler henüz kök atmadan zarar görebilir. Bu yüzden takvimi planlarken sadece "ay" değil, kendi bölgenizin ortalama ilk don tarihini de dikkate almak gerekir.

Sık yapılan hata

"Ekim ayında hâlâ sıcak, ıspanağı sonra ekerim" düşüncesi yanıltıcıdır. Hava sıcaklığı ölçülen değer toprak sıcaklığından 3-5°C yüksek olabilir; kritik olan toprağın 5 cm derinliğindeki sıcaklığıdır, hava tahmini değil.

Ispanak, marul ve roka için son ekim, çimlenme ve dona dayanım tablosu

Ispanak için son güvenli ekim tarihi ekim ortası, marul için ekim başı, roka için ise ekim sonuna kadar esneyebilir. Optimum çimlenme sıcaklığı roka için 20-25°C'dir ve 10°C altında gelişim belirgin biçimde yavaşlar (Tarım Bakanlığı roka yetiştiriciliği ders notları).

Bitki Son güvenli ekim Çimlenme süresi Dona dayanım
Ispanak Ekim ortası 7-14 gün (10-20°C arası) Çok yüksek, -5°C'ye kadar dayanır
Marul Ekim başı 6-12 gün (15-20°C arası) Orta, hafif dona kadar dayanır
Roka Ekim sonu 5-10 gün (20-25°C arası) Orta-yüksek, hafif dona dayanıklı

Tablodaki çimlenme süreleri optimum sıcaklık aralığı için geçerlidir. Toprak 10°C'nin altına düştüğünde roka ve marulda çimlenme süresi iki katına çıkabilir, bazı tohumlar hiç çimlenmez. Ispanak bu konuda daha toleranslıdır; düşük sıcaklıkta yavaş da olsa çimlenmeye devam eder, bu yüzden takvimin en esnek ucunda yer alır.

Roka için 30-40 günlük hasat olgunluğu rakamı da aynı kaynaktan gelir ve ekim tarihini geriye doğru planlamak için kullanılabilir: kasım ortasında hasat hedefleniyorsa ekim, ekimin ilk haftasında tamamlanmalıdır.

Dona dayanım sütunundaki farklar da pratik sonuç doğurur. Ispanak -5°C'ye kadar yaprak dokusunda kalıcı hasar görmeden dayanabilir, bu da onu tek gerçek "kış boyu hasat" bitkisi yapar. Marul hafif dona (yaklaşık -2°C civarına kadar) tolerans gösterir ama art arda gelen sert donlarda yaprak kenarları kahverengileşir. Roka bu ikisinin arasında bir konumda durur; hafif dona dayanır ama uzun süreli donlu havada yaprak kalitesi hızla düşer.

Tabloyu saksıda uygulayan balkon yetiştiricileri için ek bir not: saksı toprağı açık topraktan daha hızlı soğur, özellikle rüzgâra maruz kalan balkonlarda. Bu yüzden saksıdaki ekim tarihini tablodaki "son güvenli ekim" tarihinden 5-7 gün öne çekmek, kök sisteminin kışa daha güçlü girmesini sağlar. Saksılar gece dışarıda bırakılacaksa, kalın bir malç tabakası (kuru yaprak veya saman, 3-5 cm) kök bölgesini ani sıcaklık düşüşlerinden korur.

Bölgeye göre takvim farkı: Ege kıyısından İç Anadolu'ya ekim tarihleri

Bölgeye göre takvim farkı büyüktür çünkü Ege ve Akdeniz'de ekim eylül ortasından kasım başına kadar uzayabilirken, İç Anadolu ve Doğu Anadolu'da ekimin ilk haftasından sonrasına genellikle güvenilmez. Erken don riski, iç kesimlerde pencereyi 3-4 hafta daraltır.

Ege ve Akdeniz

Uzayan pencere

Deniz etkisiyle toprak sıcaklığı geç düşer; ıspanak ekim sonuna, marul ekim ortasına, roka kasım başına kadar ekilebilir. Kışlık sera olmadan da açık alanda hasat mümkündür.

İç Anadolu

Dar pencere

Gece sıcaklıkları eylül sonunda hızla düşer; ekim ilk haftasına kadar bitirilmeyen ekimlerde çimlenme oranı belirgin düşer. Malç veya tünel örtü koruma süresini uzatır.

Sonbahar döneminde yürütülen bir marul denemesinde, ısıtmasız serada 60 gün sonunda bitki boyu 15,18-30,2 cm, kök boğazı çapı ise 11,44-17,78 mm arasında ölçülmüş; çeşitler arası fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (sonbahar dönemi marul çeşitleri araştırması, OMÜ, Bahçe Dergisi). Bu, ısıtmasız serada bile sonbahar ekiminin ölçülebilir bir vejetatif gelişme sağladığını gösteriyor; açık alan koşullarında rakamlar bölge iklimine göre değişir.

Aynı araştırmada çeşitler arası farkın istatistiksel olarak anlamlı çıkması, sonbahar ekiminde çeşit seçiminin de en az ekim tarihi kadar önemli olduğunu gösteriyor. Bölgesel tohumluk tedarikçilerinden "sonbahar/kış ekimi için uygun" etiketli çeşitleri tercih etmek, ilkbahar çeşitlerine göre daha tutarlı sonuç verir çünkü bu çeşitler düşük sıcaklıkta daha yavaş saplanmaya ve daha iyi soğuk toleransına göre seçilmiştir.

Marmara'nın iç kesimleri (Bursa, Bilecik gibi) ile kıyı şeridi arasında bile 1-2 haftalık bir fark oluşabilir; deniz etkisinin azaldığı her 50-100 km iç kesimde ortalama gece sıcaklığı belirgin biçimde düşer. Kendi ilçenizin ortalama ilk don tarihini yerel tarım il/ilçe müdürlüğünden veya uzun yıllar gözlemine dayanan yerel çiftçi tecrübesinden öğrenmek, tablodaki genel aralıkları kendi bahçenize göre daha hassas ayarlamanızı sağlar.

Balkon yetiştiricileri için bölge farkı biraz daha az belirleyicidir çünkü saksılar geceleri içeri alınabilir. Yine de İç Anadolu'da balkon rüzgârının toprak sıcaklığını hızla düşürdüğü unutulmamalı; saksı malzemesi olarak terakota yerine plastik tercih etmek kök bölgesindeki ısı kaybını yavaşlatır.

Karadeniz bölgesi ayrı bir kategoridir: nem yüksek, sıcaklık düşüşü kıyı Ege'ye göre daha erken başlar ama don riski de İç Anadolu kadar sert değildir. Bu bölgede ekim penceresi Ege'ye göre 1-2 hafta daha erken kapanır, ama mantar hastalıkları (özellikle marul mildiyösü) yüksek nem nedeniyle daha büyük bir risktir. Sıra aralığını tablodaki değerlerin üst sınırına yakın tutmak, yaprak arası hava sirkülasyonunu artırarak bu riski azaltır.

Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz'in yüksek kesimlerinde ise pencere en dar olanıdır; bazı yıllarda eylül ortasından sonra gece sıcaklıkları 5°C'nin altına iner. Bu bölgelerde açık alan ekimi yerine tünel örtü veya soğuk çerçeve (cold frame) kullanımı, ekim tarihini 2-3 hafta uzatabilir ve aksi halde kaybedilecek olan roka ve marul hasadını kurtarabilir.

Bölge farkını kağıt üzerinde takip etmek yerine kendi bahçenizde ölçmek, en güvenilir yöntemdir. Ucuz bir toprak termometresi (birkaç yüz liralık bir yatırım) ekim kararını tahminden çıkarır: toprağın 5 cm derinliğinde, sabah erken saatte ölçülen sıcaklık, hava tahmininden çok daha güvenilir bir göstergedir. Aynı bahçede güneşli ve gölgeli köşeler arasında bile 2-3°C fark oluşabilir, bu yüzden ekim yapılacak parselin kendi mikro-iklimini bilmek genel bölgesel tabloyu tamamlayan bir adımdır.

Rakım da genelde göz ardı edilen bir değişkendir. Aynı enlemde bile, deniz seviyesinden 500-800 metre yükseklikteki bir bahçe ile kıyı şeridindeki bir bahçe arasında ekim penceresi 2-3 hafta farklılaşabilir; her 100 metrelik yükseliş ortalama sıcaklığı yaklaşık 0,6°C düşürür. İç Ege'nin yayla köylerinde veya Toroslar'ın eteklerinde bahçe kuran biri, sahil şeridindeki komşu ilçenin takvimini birebir kopyalarsa gecikme riskiyle karşılaşabilir; kendi rakımına en yakın referans noktasını (yerel tarım müdürlüğü veya deneyimli komşu üretici) esas almak daha güvenlidir.

Son olarak, iklim değişkenliğinin yıldan yıla farklılık yarattığı da unutulmamalı. Bazı yıllar ilk don beklenenden 2-3 hafta erken gelirken, bazı yıllar sonbahar ılıman havası kasım ortasına kadar uzayabilir. Bu belirsizlik, takvimi "tek bir kesin tarih" değil bir pencere olarak düşünmeyi gerektirir; pencerenin erken ucunda ekim yapmak, geç kalma riskine karşı en güvenli tercihtir.


Üç bitkiyi doğru yetiştirmek: topraktan hasada adım adım uygulama

Üç bitkiyi doğru yetiştirmek toprak hazırlığı, doğru tohum aralığı ve düzenli sulamayla mümkündür. Ispanak, marul ve roka farklı sıra aralığı ve derinlik ister; bu farkları göz ardı etmek çimlenme oranını düşürür ve hasadı geciktirir.

Ispanak nasıl ekilir? Tohum aralığı, sulama ve toprak hazırlığı

Ispanak 1,5-2 cm derinliğe, sıra üzeri 5-8 cm, sıra arası 25-30 cm aralıkla ekilir. Toprak gevşek, iyi drene ve organik madde bakımından zengin olmalı; ekim öncesi toprağa solucan gübresi karıştırmak kök gelişimini hızlandırır.

1

Toprağı gevşetin ve besleyin

20-25 cm derinliğe kadar çapalayın, dekara 2-3 ton organik solucan gübresi veya saksıda 1 litre toprağa 1 tatlı kaşığı katı solucan gübresi karıştırın. Bu adım kök boğazının kışa güçlü girmesini sağlar.

2

Tohumu 1,5-2 cm derinliğe ekin

Sıra üzeri 5-8 cm, sıra arası 25-30 cm bırakın. Saksıda en az 20 cm derinlik ve alt drenaj deliği şart; sığ saksılarda kök boğazı gelişimi kısıtlanır.

3

Düzenli ama seyrek sulayın

Çimlenene kadar toprak yüzeyini nemli tutun, sonrasında haftada 2-3 kez derin sulamaya geçin. Fazla sık ve sığ sulama kök gelişimini yüzeye çeker, dona dayanımı zayıflatır.

Ispanak fideleri 4-6 gerçek yaprağa ulaştığında seyreltme yapılmalı; kalan bitkiler arasında en az 8 cm boşluk bırakılmazsa yapraklar küçük kalır ve mantar hastalıklarına yatkınlık artar. Seyreltilen fideler zaten yenilebilir boyutta olduğundan atılmaz, salataya eklenebilir.

Toprak pH'ı da genelde göz ardı edilen bir faktördür. Ispanak hafif alkali toprağı (pH 6,5-7,5) tercih eder; asidik topraklarda (pH 6'nın altında) demir ve manganez alımı bozulur, yapraklarda damarlar yeşil kalırken doku sarararak kloroz belirtileri görülebilir. Toprak testi yapılamayan bahçelerde, solucan gübresinin tamponlayıcı etkisi pH dalgalanmalarını hafifletmeye yardımcı olur.

Saksıda yetiştirenler için farklı bir zorluk vardır: saksı toprağı açık topraktan daha hızlı kurur, özellikle güneşli cephelerde. Ispanak kök sistemi yüzeysel olduğundan kuruma stresine ıspanak diğer birçok sebzeden daha duyarlıdır; toprak yüzeyinin 2 cm derinliğinde kuruluk hissedildiği anda sulama gerekir. Aşırı sulama ise kök çürümesi riskini artırır, bu yüzden saksı tabanında mutlaka drenaj deliği ve altlık taşı bulunmalıdır.

Saha gözlemlerinde sıkça bildirilen bir örüntü şudur: ekim öncesi toprağa solucan gübresi karıştırılan sıralarda fideler, gübresiz kontrol sıralarına kıyasla genellikle daha koyu yeşil ve daha kalın gövdeli gelişir. Bu tür gözlemler tek başına kontrollü bir bilimsel deney sayılmaz ve bölgeden bölgeye, toprak tipinden toprak tipine değişkenlik gösterir; yine de humik asidin kök hücrelerindeki besin alımını kolaylaştırdığı yönündeki mekanizmayla tutarlıdır.

Ispanak ekiminde tohum kalitesi de göz ardı edilmemesi gereken bir değişkendir. Bir yıldan eski ıspanak tohumunda çimlenme oranı belirgin biçimde düşebilir; taze tohum kullanmak, özellikle takvimin sıkışık olduğu geç ekimlerde, gecikme riskini bir ölçüde telafi edebilir. Tohum paketindeki üretim tarihine bakmak basit ama etkili bir önlemdir.

Bir diğer pratik detay, ekim öncesi tohumun birkaç saat ılık suda bekletilmesidir. Bu işlem çimlenme süresini 1-2 gün kısaltabilir çünkü tohum kabuğu yumuşar ve su alımı hızlanır. Roka gibi zaten hızlı çimlenen bir tohumda etkisi sınırlıdır ama ıspanak gibi nispeten yavaş çimlenen tohumlarda fark yaratabilir.

Kışlık marul ekimi: sıra aralığından saksı derinliğine tüm detaylar

Kışlık marul ekimi 0,5-1 cm derinliğe, sıra üzeri 20-25 cm aralıkla yapılır çünkü marul yaprak açıklığı ıspanaktan daha geniştir. Balkonda en az 15 cm derinlikli saksı ve iyi drenaj, kök çürümesini önlemek için gereklidir.

Ekim derinliği: 0,5-1 cm, marul tohumu çok küçüktür ve derin gömülürse ışık alamayıp çimlenmez.

Sıra aralığı: 20-25 cm; gövde marulda bu aralık 30 cm'e çıkarılmalı, yaprak marulda daha sık dizilebilir.

Saksı derinliği: en az 15 cm, kök sistemi sığ ama yayvan olduğundan geniş çaplı saksı derin saksıdan daha önemlidir.

Işık konumu: balkonda günde en az 4-5 saat doğrudan veya yayvan ışık alan cephe seçilmeli, tam gölgede yapraklar incelir.

Saha gözlemlerinde balkon saksılarında en sık yapılan hata, tek saksıya çok fazla tohum atmaktır. Marul kök sistemi yatay yayıldığı için sıkışık dikim, hem yaprak boyunu küçültür hem de mildiyö gibi nem kaynaklı hastalıkların yayılmasını kolaylaştırır.

Marul çeşidi seçimi de sonbahar ekiminde belirleyicidir. Yaprak marul (kıvırcık, Yedikule tipi) çeşitleri gövde marula göre daha hızlı gelişir ve kesip-tekrar-büyüt tekniğine daha uygun tepki verir. Gövde marul (kıvırcık salata başı) ise daha uzun bir gelişim süresi ister ve genellikle tek seferlik hasat için ekilir; sonbaharda geç ekilirse baş bağlama tam olgunlaşmadan kışa girebilir.

Sulama düzeni marulda ıspanaktan farklıdır. Marul kökleri sığ olduğu için toprak yüzeyinin sürekli hafif nemli kalması gerekir; ıspanaktaki gibi "derin ama seyrek" sulama yerine marulda "sık ama az" sulama tercih edilir. Toprağın tamamen kurumasına izin verilirse yapraklar sertleşir ve acımsı bir tat kazanabilir, bu da bir sonraki bölümde anlatılan sıcaklık kaynaklı acılaşmadan farklı, susuzluk kaynaklı ayrı bir mekanizmadır.

Gübreleme zamanlaması açısından marul, ilk gerçek yapraklar çıktıktan 2 hafta sonra hafif bir azot desteğinden fayda görür. Bu dönemde uygulanan seyreltilmiş sıvı solucan gübresi, yaprak dokusunun kalınlaşmasını destekler ve düşük sıcaklıklara karşı dayanıklılığı artırır; dozaj detayları makalenin gübreleme bölümünde tablo halinde verilmiştir.

Roka kaç günde çıkar? Balkonda ve tarlada hızlı hasat rehberi

Kısa cevap

Roka optimum 20-25°C'de 5-10 gün içinde çimlenir ve ekimden 30-40 gün sonra hasat olgunluğuna ulaşır. 10°C altında hem çimlenme hem gelişim belirgin biçimde yavaşlar, hasat süresi 50 günü aşabilir.

Bu hız, rokayı sonbaharda ekim penceresi en geç kapanabilen bitki yapar; ekim sonunda bile ekilse kasım ortasına kadar ilk hasat alınabilir. Balkonda saksıda yetiştirilen roka, tarladakine göre biraz daha hızlı çıkar çünkü saksı toprağı gün içinde daha hızlı ısınır.

Roka yapraklarının 8-10 cm boya ulaştığı ilk hasatta bitkinin büyüme noktası bırakılarak dip yapraklar kesilir. Bu, tekli hasat yerine kesip-tekrar-büyüt döngüsüne (bir sonraki bölümde detaylandırılıyor) doğrudan geçiş sağlar ve tek ekimden 3-4 kesim mümkün kılar.

Roka tohumu diğer iki bitkiden farklı olarak sık sık serpme ekim (broadcast) yöntemiyle ekilir; sıra halinde ekim şart değildir. Balkonda geniş, sığ bir kap kullanılarak tohumlar yüzeye serpilir, üzerine ince bir toprak tabakası (yaklaşık 0,5 cm) elenir. Bu yöntem tarhada da uygulanabilir ve özellikle hızlı, yoğun bir hasat isteyen yetiştiriciler için pratiktir.

Roka gelişiminde en sık karşılaşılan sorun pire böceği (flea beetle) zararıdır; yapraklarda küçük, düzensiz delikler bırakır. Sonbahar ekiminde bu zararlının popülasyonu yaz sonuna göre azaldığından risk daha düşüktür, ama ince file veya bahçe örtüsü kullanmak ek bir güvence sağlar. Kimyasal ilaç yerine hafif bir toprak nemi ve düzenli havalandırma, bitkinin genel dayanıklılığını artırarak zararlı baskısını dolaylı olarak azaltır.

Tat açısından roka, erken sonbaharda ekilen ve serin havada yetişen bitkilerde yaz ekimine göre daha az acı ve daha belirgin hardal aroması taşır. Bu, marul bölümünde detaylandırılan sıcaklık-acılaşma ilişkisine benzer bir mekanizmadan kaynaklanır; roka da yüksek sıcaklıkta glukosinolat bileşiklerini artırarak daha keskin bir tat üretir.


Tek ekimle üç hasat mümkün mü? Kesip-tekrar-büyüt yöntemi

Tek ekimle üç hasat mümkündür çünkü ıspanak, marul ve roka gibi yaprak sebzeler büyüme noktası korunduğu sürece yeniden sürgün verir. Doğru kesim yüksekliği ve kesim sonrası azot desteğiyle aynı bitkiden 2-4 kez hasat alınabilir.

Cut-and-come-again tekniği nedir, hangi bitkilere uygulanır?

Cut-and-come-again (kesip-tekrar-büyüt) tekniği, bitkinin dip yapraklarını veya gövdesinin üst kısmını keserek büyüme noktasını sağlam bırakma yöntemidir. Ispanak, marul ve roka bu tekniğe uygun tepkiyi verir; bitki kesimden sonraki 10-14 gün içinde yeni yaprak sürer.

Tekniğin işleyişi bitkinin depo kökünde biriken enerjiye dayanır. Kesim sırasında büyüme noktası (apikal meristem) korunursa bitki, kökte depoladığı enerjiyi yeni yaprak üretimine yönlendirir. Kesim çok derinden yapılıp büyüme noktası zarar görürse bitki yeniden sürmez, bu yüzden kesim yüksekliği tekniğin başarısını belirleyen tek en kritik değişkendir.

❝ Azot yönetimi: Serin mevsim yaprak sebzelerinde ıspanak geç sonbaharda ekilip kışı geçirerek erken ilkbahar hasadı verebilir; ek kesimlerde kesim sonrası dekara yaklaşık 50 lb/acre (dekara ~5,6 kg) azot uygulaması önerilir (serin mevsim yaprak sebzelerinde kesip-tekrar-büyüt verimi, OSU Extension).

Bu rakam tarla ölçeğine göre verilmiştir; balkon veya bahçe saksısında oran küçültülerek uygulanır. Pratikte her kesimden sonra sıvı solucan gübresiyle hafif bir besleme, kimyasal azota göre daha yavaş salınımlı ve daha az yanma riskiyle benzer etkiyi sağlar.

Üç bitki arasında tekniğe en uygun olanı roka ve yaprak marul çeşitleridir; ikisi de büyüme noktası toprağa yakın konumda olduğundan kesim sonrası hızlı toparlanır. Ispanak da tekniğe uyum sağlar ama kışa yaklaştıkça yeniden sürme hızı yavaşlar; ekim başında yapılan ilk kesimden sonraki toparlanma 10-14 gün sürerken, kasım sonunda yapılan bir kesimden sonraki toparlanma 3 haftayı bulabilir.

Tekniğin sınırları da var. Aynı bitkiden sonsuz kesim alınamaz; her kesim kök sistemindeki enerji rezervini bir miktar tüketir. Üçüncü veya dördüncü kesimden sonra yaprak boyutunun küçülmesi ve gelişim hızının yavaşlaması normal bir işarettir, bu noktada bitkiyi dinlendirip yeni bir ekim yapmak genelde daha verimlidir.

5 adımda kesip-tekrar-büyüt uygulaması: hasat sıklığını ikiye katlayın

Doğru zamanı bekleyin: Yapraklar 8-10 cm boya ulaşana kadar kesim yapmayın; erken kesim bitkiyi zayıf düşürür.

Toprak yüzeyinden 3-4 cm yukarıdan kesin: Büyüme noktasının üstünde kalın, keskin makas veya bıçak kullanın, yapraklar elle koparılmamalı.

Kesim sonrası hafifçe sulayın: Kesim yüzeyinin kuruyup enfeksiyona açık kalmaması için aynı gün içinde toprağı nemlendirin, ama su birikmesine izin vermeyin.

2-3 gün içinde azot desteği verin: Sulandırılmış sıvı solucan gübresi, kesim sonrası yeni sürgün gelişimini hızlandırır; dozaj için ürün bölümündeki tabloya bakın.

10-14 gün bekleyip döngüyü tekrarlayın: Bitki genelde 2-4 kesim toleransı gösterir; son kesimden sonra don riski varsa bitkiyi dinlenmeye bırakın.

Ispanakta bu döngü kışa doğru yavaşlar ama durmaz; düşük sıcaklıkta yeniden sürme süresi 14 günden 20-25 güne uzayabilir. Marulda ise gövde marul çeşitleri tek kesime daha uygundur, yaprak marul çeşitleri kesip-tekrar-büyüt için daha verimlidir.

Kesim aracının hijyeni de göz ardı edilmemelidir. Kirli veya paslı bir makasla yapılan kesim, kesim yüzeyinden bitkiye mantar sporu taşıyabilir. Her kesim öncesi bıçak veya makasın hafif alkol ile silinmesi, özellikle nemli sonbahar havalarında enfeksiyon riskini belirgin biçimde azaltır.

Balkonda saksıda uygulayanlar için ek bir ipucu: aynı saksıda birden fazla bitki varsa, hepsini aynı anda kesmek yerine sırayla kesmek (örneğin bir hafta arayla farklı bitkileri kesmek) sürekli bir hasat akışı sağlar. Bu, "aşamalı hasat" olarak bilinir ve özellikle küçük mutfak bahçelerinde her hafta taze yaprak sebze bulundurmanın en pratik yoludur.


Ispanak dondan sonra neden tatlanır, marul neden acılaşır?

Ispanak dondan sonra tatlanır çünkü soğuk aklimasyon sürecinde nişastasını şekere çevirerek hücre içi antifriz etkisi yaratır. Marul ise tam tersi bir tepki verir; yüksek sıcaklık stresi altında acı tat veren bileşikleri artırır. İkisi de farklı fizyolojik savunma mekanizmalarıdır.

Ispanağın antifriz mekanizması: bitkinin kendi soğuk koruması

Dondan önce

Yapraklarda nişasta baskındır, tat nötr-hafif topraksı; hücre suyu donma noktasına daha yakındır, ani sert dona karşı hassastır.

Dondan sonra

Nişasta şekere dönüşür, hücre suyundaki çözünmüş madde derişimi artar, donma noktası düşer; yapraklar belirgin biçimde daha tatlı algılanır.

Bu değişimin bilimsel temeli soğuk aklimasyon indüklenen proteinlerdir (CAP). 5°C'de yetiştirilen ıspanakta 4 yüksek moleküler ağırlıklı CAP proteini tespit edilmiştir (160.000, 117.000 ve 85.000 Da ağırlığında, aklimasyonun ilk gününden itibaren ölçülebilir düzeyde). Don toleransı 1 gün soğuk aklimasyondan sonra artmaya başlamış, 7 günde maksimum düzeye ulaşmıştır. Bitki tekrar 25°C'ye alındığında protein sentezi azalmış ve don toleransı kaybolmuştur (ıspanakta don toleransı ve soğuk aklimasyon proteinleri, Plant Physiology).

❝ Moleküler mekanizma: CAP proteinleri hücre zarını dondan kaynaklanan yapısal hasara karşı korur, artan şeker derişimi ise hücre içi suyun donma noktasını düşürür. İkisi birlikte çalışır: proteinler zarı korurken şeker donmayı geciktirir. Süreç tersine çevrilebilir; sıcaklık tekrar yükselirse koruma birkaç gün içinde kaybolur.

Pratik sonucu şudur: ilk sonbahar donundan sonra hasat edilen ıspanak, dondan önce hasat edilene göre daha tatlı algılanır. Bu yüzden birçok üretici ıspanağı bilinçli olarak ilk hafif dona kadar tarlada bekletir, hasadı erteler.

Bu mekanizma sadece ıspanağa özgü değildir; lahana, pırasa ve kara lahana gibi diğer soğuğa dayanıklı sebzelerde de benzer şeker birikimi gözlenir. Ancak ıspanaktaki tepki hem daha hızlı hem de tat üzerindeki etkisi daha belirgindir, çünkü yaprak dokusu inceyken bu değişim damak tarafından çok daha net algılanır.

Pratikte hasat zamanlaması şu şekilde planlanabilir: ilk hafif don (genelde -1 ila -3°C aralığında, birkaç saatlik kısa süreli) geçtikten 1-2 gün sonra hasat yapmak, şeker birikiminin en yüksek olduğu pencereyi yakalar. Sert ve uzun süreli donlarda (-8°C ve altı, birden fazla gün süren) ise yaprak dokusunda hücre zarı hasarı oluşabilir, bu durumda tat artışı yerini doku bozulmasına bırakır. Bu yüzden "ne kadar don o kadar tatlı" mantığı yanlıştır; hafif ve kısa süreli don ideal, sert ve uzun süreli don zararlıdır.

Marul soğukta değil sıcakta acılaşır: çiftçinin bilmesi gereken fizyoloji

Sıcaklık uyarısı

Marul 24-25°C üzeri gündüz sıcaklığında saplanma (bolting) sürecine girer. Bu süreçte bitki savunma amaçlı sütümsü lateks salgısı üretimini artırır, yapraklar belirgin biçimde acılaşır. Sonbahar ekiminde risk düşüktür ama erken eylül ekimlerinde hâlâ sıcak günler görülebilir.

Saplanma sürecinde marul, tohum sapı üretimine enerji aktarmaya başlar; bu geçiş sırasında yapraklarda acılığa neden olan lateks bileşikleri artar. Soğuk hava bu süreci tetiklemez, tam tersine yavaşlatır; bu yüzden "marul soğukta acılaşır" düşüncesi yaygın bir yanlış inanıştır.

Eylül-ekim ekiminin marul için avantajı tam da burada ortaya çıkar: gün geçtikçe düşen sıcaklık, saplanma riskini azaltır ve yapraklar hasada kadar tatlı kalır. İlkbahar ekiminde ise mayıs-haziran sıcakları saplanmayı hızlandırdığından acılaşma çok daha sık görülür.

Saplanma sürecinin görsel işaretleri erken fark edilebilir: bitkinin merkezinden dikey bir sap uzamaya başlar, yapraklar incelir ve aralarındaki mesafe açılır. Bu belirtiler görüldüğünde hasat geciktirilmemelidir; sap uzamaya devam ettikçe acılık da artmaya devam eder ve geri dönüş mümkün olmaz.

Sonbahar ekiminde bile bazı istisnai sıcak dönemler (özellikle eylül başında görülen "pastırma sıcakları") kısa süreli saplanma riski yaratabilir. Bu dönemlerde gölgeleme file'ı kullanmak veya ekimi birkaç gün erteleyip ilk serin dalgayı beklemek, riski önemli ölçüde azaltır. Balkonda yetiştirilen marul için ise saksıyı gün ortasında gölgeye almak benzer bir koruma sağlar.

Sıcaklık stresinin bir başka sonucu da yaprak dokusunun sertleşmesidir. Acılaşmayla eş zamanlı olarak hücre duvarları kalınlaşır, bu da yaprağın çiğnenirken daha lifli ve sert hissedilmesine yol açar. Sonbahar ekiminde düşen sıcaklık bu sertleşmeyi de yavaşlattığından, hasat edilen yapraklar hem daha tatlı hem de daha gevrek olur.

Karşı görüşü de dürüstçe belirtmek gerekir: bazı yetiştiriciler yüksek sıcaklıkta yetişen marulun daha "karakterli" bir tat verdiğini savunur ve bazı mutfaklarda hafif acımsı marul bilinçli olarak tercih edilir. Ancak çoğu ev bahçıvanı için hedef genelde tatlı ve gevrek yapraktır, bu yüzden sonbahar ekimi pratik açıdan daha güvenilir bir sonuç sunar.

Ispanak ve marul arasındaki bu zıt tepki, aynı ekim takviminde iki farklı avantajın nasıl bir araya geldiğini gösteriyor: düşen sıcaklık ıspanağı tatlandırırken, aynı düşüş marulu acılaşmaktan koruyor. İki bitkiyi yan yana ekmek, bu bakımdan doğal bir tamamlayıcılık sunar.


Solucan gübresi verimde ne fark yaratır? Rakamlarla katkı

Solucan gübresi verimde belirgin fark yaratır çünkü hem yavaş salınımlı azot hem de humik asit içeriğiyle kök gelişimini destekler. Kışlık yaprak sebzelerde bu, daha kalın kök boğazı ve daha uzun hasat sezonu anlamına gelir.

Kışlık yetiştiricilikte azot ve humik asit ne işe yarar?

Kışlık yetiştiricilikte azot yaprak büyümesini, humik asit ise kök gelişimini ve besin alımını destekler. Yaprak sebzeler diğer sebzelere göre daha fazla azot ister çünkü hasat edilen kısım doğrudan yapraktır, meyve veya kök değildir. Toprak hazırlığı aşamasında ekim öncesi karıştırılan 20 kg organik katı solucan gübresi, aşağıdaki iki etkinin ikisini de tek uygulamada sağlar.

Toprak hazırlığında kullanılan ürün

20 kg organik katı solucan gübresi

Ekim öncesi toprağa karıştırılarak kök boğazının kış öncesi güçlenmesini destekler; humik asit içeriği toprağın su tutma kapasitesini artırır, ani kuruma stresini azaltır.

Katı gübre toprağa karıştırıldığında besin salınımı haftalar içinde kademeli gerçekleşir; bu, kışlık yetiştiricilikte tek seferlik güçlü besleme yerine sürekli, dengeli bir besin akışı sağlar. Kimyasal azotlu gübrelere göre yanma riski çok daha düşüktür, bu da genç fidelerde önemli bir avantajdır.

Yaprak sebzelerde azot ihtiyacı, meyve veya kök sebzelere göre orantısal olarak daha yüksektir çünkü hasat edilen kısım doğrudan yaprak dokusudur ve bitkinin toplam biyokütlesinin büyük bölümünü oluşturur. Domates gibi meyve veren bitkilerde azot fazlası yaprak büyümesini meyve gelişiminin önüne geçirebilirken, ıspanak ve marulda bu "risk" aslında istenen sonuçtur; yaprak büyümesi doğrudan verimle örtüşür.

Humik asidin etkisi ise farklı bir mekanizmadan gelir. Humik asit doğrudan bir besin elementi değildir; toprak partikülleri ile besin iyonları arasındaki bağı gevşeterek kök hücrelerinin besin alımını kolaylaştırır. Aynı zamanda toprağın su tutma kapasitesini artırarak, özellikle kumlu topraklarda sık sulama ihtiyacını azaltır. Kışlık yetiştiricilikte bu iki etki birleşince, düşük sıcaklıkta yavaşlayan kök aktivitesi kısmen telafi edilmiş olur.

Katı ve sıvı solucan gübresi arasındaki fark yalnızca uygulama şekli değildir; besin salınım hızı da farklıdır. Katı form haftalar içinde kademeli çözünürken, sıvı form kök bölgesinde dakikalar içinde hazır hale gelir. Bu yüzden ikisi rakip değil tamamlayıcı ürünlerdir: katı form toprak hazırlığında temel besin deposunu kurarken, sıvı form gelişim boyunca ihtiyaç anında hızlı destek sağlar.

❝ Katı mı sıvı mı seçilmeli?: Tek seferlik büyük alan ekiminde (açık tarla, geniş yatak) katı form pratiktir çünkü toprağa karıştırılıp unutulabilir. Saksı veya sık kesim yapılan küçük alanlarda ise sıvı form tercih edilir çünkü dozaj kolayca ayarlanabilir ve etkisi birkaç gün içinde gözle görülür hale gelir. İkisini birlikte kullanmak — toprak hazırlığında katı, gelişim döneminde sıvı — kışlık yetiştiricilikte en tutarlı sonucu verir.

Sıvı solucan gübresi uygulama zamanı ve dozajı: hasada yakın güvenli kullanım

Kesip-tekrar-büyüt döngüsünde her kesimden sonra uygulanan sıvı solucan gübresi, yeni yaprak sürmesini hızlandıran hızlı emilen bir azot kaynağıdır; aşağıdaki tablo seyreltme oranlarını gelişim evresine göre özetler.

Kesim sonrası hızlı besleme

20 litre sıvı solucan gübresi

Kesip-tekrar-büyüt döngüsünde her kesimden 2-3 gün sonra sulandırılarak uygulanır; hızlı emilen azot formu sayesinde yeni yaprak sürmesini hızlandırır, hasada yakın kullanımda kalıntı riski taşımaz.

Sıvı solucan gübresi uygulama zamanı ve dozajı, bitkinin gelişim evresine göre değişir. Fide döneminde daha seyreltik, kesim sonrası dönemde ise biraz daha yoğun bir karışım önerilir; toprak tipi ve iklime göre bu oranlar hafifçe ayarlanabilir.

Gelişim evresi Seyreltme oranı Uygulama sıklığı
Fide dönemi (0-3 hafta) 1:15 (1 litre gübre, 15 litre su) 10-14 günde bir
Aktif büyüme 1:10 7-10 günde bir
Kesim sonrası (cut-and-come-again) 1:10 Her kesimden 2-3 gün sonra

Uygulama saksıda köke yakın dökülerek yapılmalı, yaprak üzerine bol miktarda dökülmemelidir; yapraklarda uzun süre nemli kalan gübre kalıntısı mantar riskini artırabilir. Sabah erken saatte sulama, yaprakların akşama kadar kurumasına imkân tanır.

Dozaj ayarlarken toprak tipi önemli bir değişkendir. Kumlu topraklarda besinler daha hızlı yıkandığından tablodaki oranın alt sınırına (daha seyreltik) yakın kalmak ve sıklığı bir miktar artırmak daha güvenlidir. Killi topraklarda ise besinler daha uzun süre tutulduğundan aynı oranın üst sınırına yakın, ama daha az sıklıkta uygulama tercih edilebilir.

Balkon saksılarında sıvı gübre kullanımı, açık bahçeye göre biraz daha dikkat ister çünkü saksı hacmi sınırlı ve besin birikimi daha hızlı gerçekleşir. Her 3-4 uygulamada bir, sadece temiz suyla yapılan bir "yıkama sulaması" saksı tabanında biriken tuz fazlasını dışarı atar ve kök yanığı riskini azaltır.

Verim karşılaştırması: organik gübre kullanan ve kullanmayan parsellerde rakamlar

Verim karşılaştırması, organik gübre kullanılan parsellerde yaprak sebzelerde genellikle daha kalın kök boğazı ve daha uzun hasat penceresi ile sonuçlanır. Rakamlar toprak tipi, iklim ve uygulama sıklığına bağlı olarak değişir; aşağıdaki tablo saha gözlemlerine dayalı genel bir çerçeve sunar.

Gösterge Organik gübre kullanılmayan parsel Organik gübre kullanılan parsel
Kesim sayısı (aynı ekim) 1-2 kesim 2-4 kesim
Kesim sonrası yeniden sürme süresi 16-20 gün 10-14 gün
Dona karşı görsel sağlamlık Değişken, ince kök boğazı Daha tutarlı, kalın kök boğazı

Bu tablodaki farklar tek bir değişkenden değil, humik asidin kök hücrelerindeki besin alım kapasitesini artırmasından ve yavaş salınımlı azotun kesim sonrası toparlanmayı hızlandırmasından kaynaklanır. İki etken birlikte, özellikle kesip-tekrar-büyüt döngüsünde belirgin bir fark yaratır.

Fark yalnızca kesim sayısıyla sınırlı değildir. Organik gübre kullanılan parsellerde yaprak rengi genelde daha koyu yeşildir, bu da klorofil yoğunluğunun daha yüksek olduğuna işaret eder. Koyu yeşil yapraklar hem görsel olarak hem de besin değeri açısından tercih edilir; ancak bu gözlem tek başına laboratuvar analizi yerine geçmez, saha karşılaştırmasına dayanır.

Uzun vadede en belirgin fark toprak yapısında ortaya çıkar. Birkaç sezon boyunca düzenli organik gübre uygulanan parsellerde toprak daha kolay ufalanır, su tuttuktan sonra daha hızlı drene olur ve kışlık ekim öncesi hazırlık süresi kısalır. Bu, tek bir sezonda görülmeyen ama zamanla biriken bir kazanımdır ve kışlık yaprak sebze üretimini her yıl biraz daha kolaylaştırır.

Uygulama adımlarını ve dozaj mantığını bir bitkiden diğerine genellemeden önce, solucan gübresi bitkilere nasıl uygulanır rehberine göz atmak, farklı bitki gruplarında dozaj ve zamanlama farklarını netleştirir.


Sıkça sorulan sorular

Ispanak hangi ayda ekilir en verimli olur?

Ispanak eylül sonu ile ekim ortası arasında ekilirse en verimli sonucu verir. Bu pencerede toprak sıcaklığı çimlenme için yeterli kalırken kök sistemi kışa girmeden önce güçlenmeye vakit bulur.

Roka kaç günde çıkar ve hasat edilir?

Roka 20-25°C'de 5-10 gün içinde çimlenir, ekimden 30-40 gün sonra hasat olgunluğuna ulaşır (Antalya İl Tarım Müdürlüğü ders notları). 10°C altında bu süreler belirgin biçimde uzar.

Dondan sonra ıspanak neden daha tatlı olur?

Dondan sonra ıspanak daha tatlı olur çünkü soğuk aklimasyon sürecinde nişastasını şekere çevirir. Bu, hem hücre içi antifriz etkisi yaratır hem de yaprakların tat algısını belirgin biçimde tatlandırır.

Marul soğukta neden acılaşmaz?

Marul soğukta acılaşmaz çünkü acılığa neden olan lateks salgısı yüksek sıcaklık stresiyle, özellikle saplanma sürecinde artar. Düşük sıcaklık bu süreci tetiklemez, tam tersine yavaşlatır.

Balkonda kışlık marul nasıl yetiştirilir?

Balkonda kışlık marul, en az 15 cm derinlikli geniş saksıda, 0,5-1 cm ekim derinliğinde ve günde 4-5 saat ışık alan cephede yetiştirilir. Aşırı sık dikim yaprak boyunu küçültür, seyreltme şart.

Kesip-tekrar-büyüt yönteminde kaç kez hasat alınabilir?

Kesip-tekrar-büyüt yönteminde ıspanak, marul ve rokadan genelde 2-4 kez hasat alınabilir. Her kesimden sonra sıvı solucan gübresi gibi hafif bir azot desteği, yeniden sürme süresini 16-20 günden 10-14 güne indirebilir.

Solucan gübresi kışlık yaprak sebzelerde ne zaman uygulanır?

Solucan gübresi ekim öncesi toprak hazırlığında katı formda, gelişim döneminde ise sıvı formda seyreltilerek uygulanır. Kesim sonrası dönemde her kesimden 2-3 gün sonra hafif bir sıvı besleme, yeni yaprak sürmesini hızlandırır.


eylül-ekim penceresini kaçırmayın

Ispanak, marul ve roka sonbaharda ekildiğinde hem daha az zahmetli hem de tat açısından daha ödüllendirici bir hasat sunar. Takvimi doğru okumak, bölgeye göre pencereyi netleştirmek ve kesip-tekrar-büyüt yöntemiyle tek ekimden birden fazla hasat almak mümkün.

Toprak hazırlığında organik solucan gübresi kullanmak, kök boğazını güçlendirerek hem dona dayanımı hem de kesim sonrası toparlanmayı hızlandırır. Bir sonraki adım, kendi bölgenizin son ekim tarihini bu rehberdeki tabloyla karşılaştırıp ekimi geciktirmeden tamamlamaktır.

Üç bitkiyi aynı hafta, doğru sırayla (önce marul, sonra ıspanak, en son roka) ekmek, hem takvimi hem de mutfağınızdaki hasat çeşitliliğini optimize eder. İlk hafif dondan sonra ıspanağı hasat etmeyi unutmayın, tat farkı gerçekten belirgindir. Marulu saplanma belirtisi görür görmez kesin, geciktirmeyin. Rokayı ise erken ve sık kesin, bu bitki bekletildikçe değil sık hasat edildikçe daha verimli olur.

Kışlık Yaprak Sebzelerinizi Güçlü Köklerle Başlatın

Ispanak, marul ve roka ekiminde kök boğazının kışa güçlü girmesi, dona dayanım ve kesip-tekrar-büyüt verimini doğrudan etkiler. Organik solucan gübresi, yavaş salınımlı besleme ve humik asit içeriğiyle bu sürece destek olur.

Rivasol organik solucan gübresi, doğal fermantasyon süreciyle üretilir ve yakma riski taşımaz.

İlgili Ürünler

1 Kg Katı Solucan Gübresi Doğa Dostu Kraft Paket 1 Kg Katı Solucan Gübresi Doğa Dostu Kraft Paket
Kargo Ücretsiz
1 kg Katı Solucan Gübresi - Bitkilerinizin Doğal ve Verimli Beslenme Kaynağı Rivasol'un organik tarımın vazgeçilmezi, 1 kg Katı Solucan Gübresi i..
Online Mağazaya Özel!
229,90₺
Vergiler Hariç:229,90₺
Sepete Ekle
2 Kg Katı Solucan Gübresi Doğa Dostu Kraft Paket 2 Kg Katı Solucan Gübresi Doğa Dostu Kraft Paket
Kargo Ücretsiz -7%
Rivasol® 2 Kg Katı Solucan GübresiBitkileriniz İçin Doğal ve Güçlü Beslenme KaynağıBitkilerinizin sağlıklı, verimli ve dayanıklı olmasını mı istiyorsu..
Online Mağazaya Özel! -7%
260,00₺ 279,90₺
Vergiler Hariç:260,00₺
Sepete Ekle
3 Kg Doğal Solucan Gübresi Doğa Dostu Kraft Paket 3 Kg Doğal Solucan Gübresi Doğa Dostu Kraft Paket
Kargo Ücretsiz -7%
Rivasol® 3 Kg Doğal Solucan Gübresi Bitkileriniz İçin En Verimli ve Doğal Besin Kaynağı Doğal ve verimli bir beslenme kaynağı olarak öne çıkan Rivas..
Online Mağazaya Özel! -7%
290,00₺ 310,90₺
Vergiler Hariç:290,00₺
Sepete Ekle
20 Kg Organik Katı Solucan Gübresi 20 Kg Organik Katı Solucan Gübresi
🔥 Çok Satan Kargo Ücretsiz -30%
Rivasol® 20 Kg Katı Solucan GübresiBitkilerinizin Doğal ve Verimli Beslenme KaynağıKırmızı Kaliforniya solucanlarının sindirim sisteminden geçen organ..
Online Mağazaya Özel! -30%
1.490,90₺ 2.129,86₺
Vergiler Hariç:1.490,90₺

Yorum Yap

Doğrulama Kodu