Menü
Sepetiniz

Sıkça Sorulan Sorular

Sıkça Sorulan Sorular

Solucan gübresi hiçbir şekilde koku yapmaz. Bulunduğu ortamda kokusuz olma özelliği ile diğer gübrelerden farklıdır.

Hiçbir canlı mutlu oldukları ortamı bırakarak oradan uzaklaşmazlar. Solucanlarımız, sessiz, sakin bir ortamda, doğru beslendikleri sürece bakımı yapılan alanda içinde sakin bir hayat sürerler. Siz onları görmeye çalışmadıkça onların bulundukları ortamdan pek dışarı çıkma eğilimleri yoktur. Eğer solucanlarınız solucan evlerinden uzaklaşıyorlarsa bir besleme veya ortam problemi vardır demektir. Uygulamalarınızı yeniden gözden geçirerek kuralları uygulamaya çalışmak gerekir. Ayrıca çıkan solucanlar en fazla 50 cm uzaklaşabilirler. Ve ne yazık ki orada da ölürler. Ölen solucanları kutunun içine tekrar koyabilirsiniz.

aze Büyükbaş hayvan gübresi yığını en az 2 m boyunda olup 3 gün Aralıklarla 7 kez karıştırılarak havalandırılması sağlanır. Havalandırılması sağlanan gübre 10 gün aktarılmadan dinlendirilmeye bırakılır. Dinlendirilmiş gübre rengi koyulaşmış, kokusundan arınmış ve Ph:7 ve üzeri özelliklere ulaştığında solucanlara mama (yem) olarak verilmeye hazır hale gelmiştir. Yem kalitesi solucan yetiştirilmesinde en önemli etkendir. Yemi gübrenin içindeki mikroorganizmalar meydana getirmektedir. Yem için kullanacağınız atıkları mümkün olduğunca küçük parçalara bölerek hazırlayınız. Yeni bir tür atıkla çalışmak isterseniz solucanların yetişkinleri çoğunlukla yeme alışamaz ve ölürler. Gençler ise kolay adapte olurlar ve larva çıkarmaya başlarlar. Yeni yeme (mamaya) adaptasyon süreci 1-2 ay arasında değişebilir. Yeni yemi verirken sistemin tamamen üzerine değil bir kenarına verip solucanların geçiş yapıp yapmayacakları gözlemlenmelidir.

Solucanlar yemeği çok severler ve zamanlarının çoğunu da yiyerek geçirirler. Sizin gibi solucanların da sevdiği ve sevmediği yiyecekler vardır. O zaman Solucanları neyle beslemeli ve neyleri solucan kabımızdan koymaktan kaçınmalıyız? Kompost hazırlamak için, sebze ve meyveler tercih edeceklerimizdendir. Solucanlar aşağıdakilerden herhangi birini yiyeceklerdir. Kabak Mısır koçanı yaprakları Muz kabukları Çay posası Yumurta kabukları Kahve telvesi Kuru yapraklar Meyve sebze ve bitkisel atıklar Yanmış hayvan gübresi Gazete, karton Solucan kabınıza turunçgiller, soğan sarımsak koymaktan kaçınmalıyız. Sarımsak ve soğan solucanlar tarafından ayrıştırılırlar. Fakat ayrıştırılana kadar geçen süredeki koku dayanabileceğinizden daha fazla olabilir. Turunçgil posası ve herhangi bir yüksek asitli meyveyi solucan yetiştirme kabınızda çok miktarda eklerseniz onları öldürebilirsiniz. Bu yüzden az miktarda posasız sadece kabuğunu koyun.

Lorem Ipsum is simply dummy text of the printing and typesetting industry. Lorem Ipsum has been the industry's standard dummy text ever since the 1500s, when an unknown printer took a galley of type and scrambled it to make a type specimen book.

Kaliforniya solucanı minimum sıfır (0), maksimum 40 derece sıcakta hayatta kalabilir. Üretim ve üremeleri için en ideal ortam sıcaklığı 17-23 derecedir. Sıcaklık 5 derecenin altına düştüğünde üretim yavaşlar, hareket kabiliyetleri azalır ve uykuya meyilli olurlar. Sıcaklık 40 derecinin üstüne çıkarsa solucanlar hareket etmekte güçlük çeker. Uzun süre 40 derece üzerinde sıcaklığa maruz kalmaları solucanların ölmelerine sebep olur.

Yetişkin bir Kaliforniya solucanı yaklaşık 0,8 gramdır. Gübre üretimi hesaplanırken genel olarak 1 adet solucanın kütle ağırlığı, 0,8 gram üzerinden hesaplanır.

Kırmızı Kaliforniya solucanı gün içerisinde yaklaşık kendi kütle ağırlıklarının %60’ i oranında mama tüketirler. 10 bin adet solucan 1 ayda 50 kg mama tüketir. Bu değerle solucanlar için ideal olan nem ve sıcaklığı sağlamış olmanız durumunda geçerlidir. Ayrıca solucanları ne tür bir mama ile beslediğiniz tüketim miktarını değiştirebilir.

Kaliforniya solucanları gün içerisinde tükettikleri besinleri ortalama olarak %50 sini dışkılar. Geriye kalan %50 ise solucanların yaşamlarını sürdürebilmeleri için vücutları tarafından enerji olarak kullanılırlar. 10 bin adet solucan 24 saat içerisinde 1,5-2 kg solucan humusu üretir. 10 bin adet Kaliforniya solucanı 1 aylık süre içinde ortalama 50-60 kg humus üretir.

Solucanlar 6-7 cm kadar mama ile sık aralıklarla beslenmesi uygundur. Göz kararı ile 3-4 parmak kalınlığında mama takviyesi yapılması gerekir. Bu değer 1 metre karede 10 bin solucan beslenmesi durumunda 4-5 günde bir mama verilmesi anlamına gelir.

Solucanların her biri hem dişi hem de erkek üreme organına sahiptir. Kısaca her bir solucan çift cinsiyetlidir. Ancak üreme için mutlaka çiftleşmeleri gerekir. Çiftleşme esnasında herhangi biri erkek ya da dişilik görevini üstlenebilir. Uygun ortama sağlanıp düzenli uygun mama ile beslenen solucanlar 3 ay içerisinde sayılarını %90 olasılıkla ikiye katlar. 10 bin adet Kaliforniya solucanı 3 ay sonra 20 bin adet olur. 3 ayda bir sayılarını ikiye katlanacağı varsayımı üzerinden hareket edersek; 10 bin adet solucan yılsonunda 160 bin adet olacaktır.

Bu solucanlar kültür solucanlarıdır. Genel olarak her solucanın toprağa faydası vardır. Ancak bir gübre üreticisi iseniz daha çok yavru yapan daha çok yiyen ve dışkılayan solucana ihtiyaç duyarsınız. Lumbricus Rubellis ve Eisenia Foetida adı verilmiş solucanlar bu tür solucanlardır.

Bu solucanlar Eisenia türüdür ancak kültür olarak Kaliforniya’da ilk kültüre alınıp yetiştirildiği ve en büyük akademik çalışmada olduğu için bu ismi almıştır.

Bitki besin ve toprak düzenleyici olmasının yanı sıra, kök gelişimini arttırır. Bu gelişme, sebzelerde vejetatifgan gelişimini hızlandırır ve daha çok ürün alımı sağlar, su stresini ortadan kaldırır, toprağın su tutma kapasitesini arttırır, erken verimi destekler, PH strüktürünü düzenler, kökün zararlı toprak bakterilerine karşı direncini arttırır. Toprağın organik madde muhteviyatını arttırır. Aslında faydası sayılamayacak kadar çoktur.

Kaba yiyecek atıklarını azar azar ekleyin ve yeni yiyecek eklemeden önce eski verilen yemin tamamen bitip bitmediğini kontrol edin. ‘Yumuşak’ gıdalar (örneğin muz, karpuz, kavun vb.) daha hızlı tüketilirler. Bu tür yiyecek atıklarına ağırlık verin ama asla bunları sadece tek başına ve abartılı miktarda eklemeyin. Kabın içindeki yataklamanın nem oranının sürekli olarak doğru seviyede olmasına dikkat edin (yataklamayı sıktığınız zaman su damlamamalı ancak dokunduğunuzda nemli olduğunu elinizle hissetmelisiniz.)

Bu durumda solucanlar nefes almak, yem yemek ve gıdaları sindirmek için çok fazla çaba harcamak zorunda kalmayacaktır. Bu arada hemen belirtelim, bazı üreticiler sistemin nem seviyesini bilinçli olarak düşük tutarak, solucanları nesillerinin devamı için çiftleşme ve kokon üretimine teşvik ediyorlar. Bu bir uzman olmadıkça denenmemesi gereken riskli bir yöntemdir. Çünkü nem oranının düşmesi ekosistemin bozulmasına ve solucan ölümlerine neden olabilir.

Solucanlar Kokonlardan yavruların sağlıklı bir şekilde çıkabilmeleri için sistemin yeterli oksijene sahip olması önem arz etmektedir. Bunun için, eğer sistemde yeterli oksijen olmadığını düşünüyorsanız, ortalama olarak hafta bir kabın içindeki yataklamayı hafifçe ve nazikçe alt üst ederek havalandırabilirsiniz.

Solucanlar Bu konuda iki ayrı görüş vardır:

  • Solucanlar verdiğiniz atıkları tüketmeye başladığı zaman kabın içine gazete kırpıntıları veya karton parçaları eklemeyi kesin. Eğer gazete kâğıdını ve kartonu kabına bir kapak olması amacıyla kullanıyorsanız kaldırın ve onun yerine eski bir havlu veya solucanların iştahlarını kabartmayacak başka herhangi bir malzeme kullanın.
  • Birinci yöntemin tam tersine sistemin üzerine kuru ve sert gazete kâğıdı serin. Solucanlar yüzeyde çiftleşip yine yüzeyde kokon bırakırlar. Yüzeyde eğer sert bir malzeme varsa bu malzemelere tutunarak yumurtlama faaliyetlerini kolaylaştırırlar. Hangi yöntem daha iyidir, deneyip tercih etmeniz size kalmış.

Solucanlar yolculuk esnasında strese girerler ve bazı durumlarda bu stresten tamamen çıkmaları 4-6 haftayı dahi bulabilir. Bu süreçte fazla iştahlı olmazlar. Sabırlı olup, düzenli olarak kontrol etmeli ve azar azar yem vermelisiniz. Solucanlarınızı satın almadan bir kaç gün önce kabınız hazırlayın ve içine yataklama malzemesini ve bir miktar yiyeceği ekleyin.

Daha sonra solucanları sipariş edin. Solucanlar elinize geçinceye kadar kabın içindeki ekosistem dengeye oturacaktır. İlk günler yemi çok az verin. Yukarıda da belirttiğimiz gibi sarsıntının yarattığı stres nedeniyle iştahları kapalı olacaktır. Bir anda çok yem verirseniz tüketemezler ve sistemde kokuşma başlar.

Solucanlar kendilerine gelip yemlerini tüketmeye başladıktan sonra her defasında atıklarını yavaş yavaş arttırarak nihayetinde olması gereken miktara erişin.

Kabın içi ısının aniden çok fazla yükseldiği iki şekilde anlamak mümkündür. Solucanlar yüzeye çıkmış ve bir top gibi yuvarlar olmuşlardır ya da kabın dışına kaçmaya çabalıyorlardır. Solucan kabınızın iç sıcaklığı 30°C’yi geçmeye başladığında (ya da çok kuru olduğunda) solucanlar strese girmeye başlarlar. Yaz sıcakları boyunca solucan kabınızın serin ve gölge bir yerde olmasını sağlayın.

Ayrıca kabın nem oranını düzenli olarak kontrol edin. Nem oranının 50%’nin altına düşmesi tehlikelidir. İdeal nem oranını, kabın içinden bir avuç malzeme alıp sıktığınızda en fazla bir kaç damla su damlayacak şekilde olması gerekmektedir. Çok aşırı sıcaklarda kabın içine bir buz parçaları ekleyebilir ya da içteki malzemenin üzerini kalın ve ıslak bir havlu (veya kendir bez) ile örtebilirsiniz.

Bunların dışında eğer imkânınız varsa kabı iç mekâna da taşıyabilirsiniz. Buz parçalarının çok küçük olmamasına dikkat edin. Çok küçük olunca çabucak erirler. Buzu kabın içine doğrudan koyarsanız solucanlara zarar verebilir. Bunun yerine bir bezin üzerine koyarak yerleştirin. Kaba koyduğunuz atıkların ayrışma süreci ve az da olsa solucanların atıkları tüketim süreci de ısı yaratabilir. Bu nedenle çok aşırı sıcaklarda kabınıza fazla yiyecek eklemeyin.

Solucanlar, üzerlerinde ve sindirim sistemlerinde bulunan ve onları koruyan vücut sıvılarını (sölom sıvısı) gübreye geçirirler. Bu gübre de bitkilerde patojenlere karşı direnç sağlar.

Solucanların sindirim sisteminde, çok sayıda bitkiye yararlı olabilecek mikroorganizmalar, azot fikse eden bakteriler, mikorizal mantarlar, antibiyotik etkisi yaratacak doğal büyüme hormonları ve enzimler bulunur.

Gübreye geçen bu enzimler ve yoğun bitki besin elementleri bitkilerde sağlıklı ve hızlı gelişim sağlar.

Solucanları deneme amaçlı olarak evimizde yetiştirebilmeniz mümkündür. Fakat solucanlar, çok hızlı bir şekilde ürediklerinden dolayı belirli bir zaman sonra çoğalan yeni solucanlar için yeterli alan kalamayabilir.

Bu yüzden artan solucan sayısına bağlı olarak solucanlarınızı bahçenizde veya özel solucan besleme yataklarında yetiştirmeye devam edebilirsiniz.

Organik atık veya atıkları indirgemek için yapılan vermikompost çalışmalarında kullanılmakta olan ve en iyi sonuçları veren solucan türlerinin başında kırmızı Kaliforniya solucanı gelmektedir.

Kırmızı Kaliforniya solucanın vermikompost yöntemlerinde en çok tercih edilen tür olmasının sebepleri şunlardır: Diğer solucan türlerine göre daha hızlı besin tüketirler.

Daha hızlı üremeye sahiptirler.

Uygun şartlara sahip çevrelerde yaşama, mevcut besini tüketme ve çoğalma kapasitesi oldukça yüksektir.

Farklı iklim ve çevre koşullarına rahatlıkla uyum sağlayabilirler. Uygun çevre koşulları, kolay ulaşılan ve yeterli miktardaki besin kaynağı mevcutsa popülasyon artış hızı çok hızlı olur.

Solucanlar sıvı değil katı dışkılarlar. Solucanın ağzından geçen lokma ilk olarak yemek borusu ve gırtlakta birikir. Daha sonra da parça parça porsiyonlar halinde mideye geçer.

Burada sindirilen, öğütülen besin ince ve kalın bağırsaktan geçerek rektumdan çıkar. Sindirilip rektumdan çıkan besin küçük granül koprolitler şeklindedir.

Sıkça Sorulan Sorular - Rivasol ®

Çerez Kullanımı
Size daha iyi hizmet verebilmek için sitemizde çerezlere yer veriyoruz. Sitemizi kullandığınız sürece Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmektesiniz. Detaylı bilgi için tıklayınız.